25 Ekim 2020
Hiperkapitalizm ve yaşanılan teknolojik gelişmelerin etkisi, farklı kaynaklardan beslenen sürdürülebilir kaygılar, dayatılan görünür olma zorunluluğu yaşam şekillerimizi ve algılarımızı tamir edilemez şekilde tahrip ederken, insan da kendi gerçekliğinden uzaklaşıp hipergerçekliğe sığınmayı seçti.
Sosyal medyada kendini olmak istediği gibi yeniden yaratan insan, giderek kendi gerçekliğine yabancılaştı. Bu kitap biricik ve özel olduğunu düşünen insanın nasıl birbirinin kopyası haline geldiğini, özgünlüğünü yitirdiğini ve sistem tarafından sömürülme hikayesini tarihsel verilerin de ışığı altında ele almaktadır.